Adapazarlılara Petkim’i sordu

Bugün, 21:51

CHP lideri Deniz Baykal, Adapazarı’ndaki mitingde borsayı yabancıların götürdüğünü ileri sürerken Petkim’in satılmasıyla vatandaşlara fikirlerini böyle sordu. Türkiye’deki bu tabloyu değiştireceklerini söyleyen Baykal, ”Komşusu aç yatarken kendisi tok yatan bizden değildir” hadisini örnek verdi.


Haber7-İHA – CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ”Ankara’da devleti yönetenler, ‘Türkiye zenginleşti’ diyor. Nerede bu zenginler. Borsada parası olanların yüzde 70′i yabancı. Yabancılar Türkiye’de zenginleşiyor kat kat alıyor götürüyor” dedi.

Baykal, partisinin Adapazarı Gar Meydanı’nda düzenlediği mitingde, pazar günü yapılacak seçimden sonra Türkiye’nin yeni bir döneme geçeceğini ve yeni bir iktidar kurulacağını belirtti. CHP’nin o iktidarda söz söyleme hakkına sahip olacağını kaydetti. CHP iktidarında, kalkınmanın tarımdan başlatılacağını kaydeden Baykal, mazotta ÖTV’nin kaldırılacağını, çiftçinin diğer ülkelerin çiftçisiyle rekabet edecek fiyatlarla üretim yapacağını ifade ederek şunları söyledi: ”Ankara’da devleti yönetenler ‘Türkiye kanatlandı uçuyor. Türkiye zenginleşiyor’ diyorlar. ‘Türkiye kat kat zenginleşti, 6 kat zenginleşti’ diyorlar. ‘Borsa 6 kat yükseldi’ diyorlar. Sizin borsa da paranız yok mu? Borcunuz mu var? Peki borsada şirketiniz var mı? Borsada şirketiniz de yok. Borsada parası olanların yüzde 70′i yabancı. Yani yabancılar Türkiye’de zenginleşiyor, kat kat alıyor götürüyor. Ama tümü yabancı değil, yerli de vardır değil mi? Peki bu Türkiye’deki zenginleşmeden yararlanan yerliler kim acaba? Çevrenizde var mı? Nerede var Ankara’da mı İstanbul’da mı? Kim onlar. Bu dönemde zenginleşen yerlilerin arasında başında kimler var. Biz yokuz diyorsunuz. Adapazarlı düz yolda arabasını şaşırıyor. Ama birileri gemiciklerini dağdan aşırıyor.” -KOMŞUSU AÇKEN TOK YATAN- Türkiye’deki bu tabloyu değiştireceklerini söyleyen Baykal, ”Komşusu aç yatarken kendisi tok yatan bizden değildir” hadisini örnek vererek, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Bakın ne kadar derin, ne kadar anlamlı, ne kadar insancıl, ne kadar toplumcu, ne kadar çağdaş bir düşünce. Türkiye’de yüz binlerce vatan evladı üniversiteyi bitirip diplomayı aldığı halde, boynu bükük işsiz dolaşırken, kendi çocuğuna gemi almak anlayışı bizden bir anlayış mıdır? Yani ülkeyi yönetenler, önce ben kendi çoluğumu çocuğumu kurtarayım sonra gerisine bakarım deme hakkına sahip mi? Böyle bir şey olabilir mi? Bunu değiştirmemiz gerekmiyor mu? Böyle yapan insanların eline bir milletin kaderi teslim edilir mi? Önce kendi çıkarını kendi ailesini düşünenlerin eline 70 milyonun hakkı hukuku kaderi emanet edilir mi?” -”PETKİM’İN SATIŞINA DUR DİYECEĞİZ” AK Parti iktidarının Cumhuriyet döneminin en büyük borçlanmasını gerçekleştirdiğini ifade eden Deniz Baykal, ”Bunlar iktidara geldiğinde toplam borç 220 milyar dolardı. 4.5 yılda bunlar ne kadar ekledi dersiniz? 200 milyar kadar. Toplam borç 408 milyar dolar” dedi. Bütün geçmiş dönemlerin yatırımlarının, gelir getiren tesislerin bu iktidar döneminde satıldığını dile getiren Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Elde avuçta ne varsa sattılar. Bu satılan tesisler kimin? Milletin. Milletin fabrikalarını sattılar, millete bir kuruş geldi mi? ‘Sattık ama parasıyla şunu yaptık’ diyen oldu mu? Şimdi PETKİM’i satıyorlar. Bizim sanayimizin en önemli kuruluşu. Kim aldı? Türkiye sanayisinin can damarını birisine verdiler. Kim olduğu belli değil, karışık kuruşuk bir vaziyet. Peki ne zaman sattılar, seçime 10 gün kala. Kardeşim bekle seçimi ortalık sakinleşsin. Kimin kim olduğu belli olsun, ondan sonra sat. Bu kargaşada bu belirsizlik ortamında ne bu acele? Yangından mal mı kaçırıyorsun. Niye? Şimdi soruyorum, Adapazarlılar satalım mı PETKİM’i? (Hayır). Ben de size söz veriyorum pazar günü CHP iktidara gelince PETKİM’in satışına dur diyeceğiz. PETKİM’i satanlara mı oy vereceksiniz PETKİM’in satışına dur diyenlere mi oy vereceksiniz?”

Temmuz 19, 2007. Güncel Haberler. Yorum yapın.

‘Üniversite sınavı kalkacak’

Bugün, 19:46

Genç Parti (GP) Genel Başkanı Cem Uzan, “Kim ne derse desin üniversite sınavı kalkacak ve isteyen istediği üniversitede okuyacak” dedi.


AA – Seçim çalışmaları çerçevesinde Tekirdağ’a gelen Uzan, Köprübaşı semtinde seçim otobüsünden vatandaşlara seslendi.

İşsizliği sona erdireceklerini, her işsize bu durumları sona erene kadar 350 YTL maaş vereceklerini belirten Uzan, şöyle konuştu: “Mazot fiyatını 1 YTL’ye indireceğiz. İsteseler de istemeseler de mazot 1 YTL olacak. Kim ne derse desin üniversite sınavı kalkacak ve isteyen istediği üniversitede okuyacak. Vatanı satmayacak, ülkemi pazarlamayacağım. Kimseyi de azarlamayacağım.”

Temmuz 19, 2007. Güncel Haberler. Yorum yapın.

‘Tahrip edilmemiş milli varlık kalmayacak’

Bugün, 21:28

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Yana yana orman kalmadığı gibi, bu hükümetin devamı halinde tahrip edilmemiş hiçbir milli varlığımız, talan edilmemiş hiçbir kıymetimiz de kalmayacaktır” dedi.


AA – Devlet Bahçeli, partisince Tokat Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, son günlerde orman yangınlarının artmasından duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Bahçeli, şunları söyledi:

“Orman yangınları çok ciddi anlamda bir milli güvenlik sorunu haline gelmiştir. Hükümet konuya derhal el koymalıdır. Bu yangınlar milli afet boyutuna ulaşmıştır. Hükümetin 4 yıl 8 ay 1 günü bulan, bir başka deyişle bin 704 günü bulan iktidarında Türkiyemize yönelik tavrı da orman yangınlarındaki bu tutumdan farklı değildir. Bugün sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel alanlarda AKP’nin yol açtığı bir yangın vardır. Bu yangın toplumun her kesimini sarmıştır. Devletin her kurumuna yangın yaklaşmıştır. Ancak AKP zihniyetine göre telaş etmeye gerek yoktur, her şey kontrol altındadır, her şey iyiye gitmektedir. Tıpkı Alanya’da, Bodrum’daki, Milas’taki orman yangını gibi.” “Biliniz ki, yana yana orman kalmadığı gibi bu hükümetin devamı halinde tahrip edilmemiş hiç bir milli varlığımız, talan edilmemiş hiç bir kıymetimiz de kalmayacaktır” diyen Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: “AKP, ülkemizdeki toplumsal yangının nedenidir. AKP, devlet ve millet hayatımızdaki yangınların kundakçısıdır. İlkesiz, bilgisiz ve kimliksiz AKP zihniyeti, tutuşturduğu alevlere körükle gitmektedir ve utanmadan ikinci bir 4 yıl için, memleketin tamamını yakmak için ‘yarım bırakma’ diyebilmektedir.” Konuşmasında, hükümetin ekonomi politikasını da eleştiren Bahçeli, “Tokat’ın meyvesi, sebzesi tarlada bekliyor. Türkiye’nin pazarlarında, manavlarında ithal meyveler satılıyor. Yabancı yetiştiriyor, Türkiye’de satıyor. Tokatlı çiftçi yetiştiriyor, tarlada çürüyor” dedi. Türkiye’nin, siyasi tarihinin en hayati seçimine gittiğini ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu: “22 Temmuz seçimleri Türkiye’nin varlığını, milli birliğini ve gelecekteki devlet ve toplum yapısını doğrudan etkileyecek tarihi bir referandum niteliği kazanmıştır. Aziz milletimiz çok ağır bir sorumlulukla karşı karşıya bulunmaktadır. Bu bakımdan Türkiye gerçeklerinin ve yapacağı kader seçiminin geriye dönüşü olmayan sonuçlarını çok iyi değerlendirerek sandık başına gitmesi hayati önem taşımaktadır.” İktidarın Türkiye’yi bir yangın yerine, harabeye döndürdüğünü iddia eden Bahçeli, ülkenin iç ve dış güvenliğinin çok büyük tehdit ve tehlikelere maruz bırakıldığını öne sürdü. Türkiye’nin sorununun devletin varlığını, ülkenin bütünlüğünü ve milletin birliğini tehdit eden bir beka sorunu olduğunu ifade eden Bahçeli, “Türkiye’de etnik bölünme dinamikleri harekete geçirilmiştir” dedi. Bahçeli, konuşmasına şöyle devam etti: “Başbakan’a sesleniyorum. Türk devletinin dinamiklerini ve kurumsal ilişkilerini yeterince tahrip ettin. Türk milletinin siyaset ve diplomasi geleneklerini danışmanlarınla fazla istismar ettin. Toplumsal dokumuza, kardeşliğimize ziyadesiyle zarar verdin. Devletin bütün kurumlarıyla ve toplumun bütün kesimleriyle çekiştin. Türkiye’nin milli ve manevi değerleri üzerinden kışkırtıcılık yaptın. Devletin kuruluş ilkelerini, siyasi ikbalin için tartıştın. Yol arkadaşlarını tasfiye için cumhurbaşkanlığı seçimini kullandın. Sayın Abdullah Gül’ü meydanlarda mağduriyet rolüne sevk ettin. Büyük Türk milleti artık sana bir şans daha vermeyecektir, artık ‘dur’ diyecektir, ‘yaptıklarının hesabını ver’ diyecektir.” Milliyetçi hareket iktidarının, Türk milletinin iktidarı olacağını ifade eden Bahçeli, “Milliyetçi hareket herkesi kucaklayacaktır. Milliyetçi hareket Türkiye’nin gücü olacaktır” dedi. Tek başına iktidara talip olduklarını dile getiren Bahçeli, 22 Temmuz seçimlerinde Tokat’tan da tarihi bir başarı beklediğini söyledi.

Temmuz 19, 2007. Güncel Haberler. Yorum yapın.

Putin’den İngiltere’ye zeytin dalı

ugün, 21:31

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İngiltere ile Rusya arasında ortaya çıkan sorunu “mini kriz” olarak nitelendirdi ve bunu aşacaklarını söyledi.


AA – Rus haber ajanslarına göre, Putin, Rusya ile İngiltere arasındaki ilişkilerin normal bir şekilde gelişeceğini belirterek, “Bu mini krizin üstesinden geleceğimize eminim” diye konuştu. İngiltere’nin tavrına da değinen Putin, bir tarafın eylemlerinin ortak hassasiyet ile dengelenmesi, yasal haklara ve tarafların çıkarlarına saygı duyulması gerektiğini, böylece herşeyin en iyi yolda gelişeceğini ifade etti.

Rus istihbarat görevlisi Aleksandır Litvinenko’nun geçen Kasım ayında ölümüyle ilgili soruşturmada baş zanlı Andrei Lugvoy’un Moskova’dan iadesini isteyen İngiltere, bu talepleri yerine gelmemesi üzerine 4 Rus diplomatı sınır dışı etme kararı almıştı. Rusya da misillemede bulunarak bugün 4 İngiliz diplomatın sınır dışı edileceğini bildirmişti.

Temmuz 19, 2007. Güncel Haberler. Yorum yapın.

‘Bu konuşmaları ben yapsam ipe çekilirdim’

Bugün, 17:28

Bülent Arınç, Manisa’daki Akpınar Mesire Tesisleri’nde düzenlediği basın toplantısında, Erbakan’ın Muş’ta ”Bunlara oy vermek sizi cehenneme götürür, bunlar ateşte yanacaklar” dediğini belirtti. Arınç, Erbakan’ın konuşmalarını ve içeriğini son derece yanlış bulduğunu belirterek, ”Laik çevrelerden birinin bu konuşmayla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu gördünüz mü? Bunu ben yapsaydım ipe çekilirdim” dedi.


Erbakan’ın son konuşmalarını ve içeriğini fevkalade yanlış bulduğunu, bu sözlerin AK Parti açısından doğru olmadığını bildiren Arınç, şöyle devam etti:

”Kendisine saygı duyarız, deneyimli bir siyasetçidir. Yıllarca kendisiyle birlikte siyaset yaptık, daha sonra ayrıldık ve AK Parti’yi kurduk. Siyasette yolumuzu ayırmamızın en önemli sebeplerinden birisi de, bu düşüncelerdir. Bu düşüncelerle Türkiye’de siyaset yapılamayacağını, yapılırsa da faydalı olmayacağını bilerek AK Parti’yi kurduk. Şahsına saygımızı her zaman muhafaza ettik ama son konuşmaları, geçmişte tanıdığımız Erbakan’ın çok daha fazla bu konularda yanlış yaptığını gösteriyor. Üzülüyorum. Bu konuşmalar haksızdır. Buna hiçbir zaman müstahak olmadık.” Erbakan’ın 15 gündür bu konuşmaları yaptığını ancak laik, cumhuriyetçi, mitinglerde konuşan çevrelerin, ”Laiklik elden gidiyor, Sayın Erbakan bu nasıl konuşma?” diye açıklamada bulunmadığını ifade eden Arınç, şöyle konuştu: ”Bunlardan birinin bir suç duyurusunda bulunduğunu gördünüz mü? Bunu ben yapsaydım ipe çekilirdim. Anında baro başkanlarımız, sivil toplum örgütlerimiz anlı şanlı, hepsi sıraya girer, emekli subaylar başta olmak üzere Yargıtay Başsavcısının önünde dilekçe kuyruğu yaparlardı ‘Bu laikliğe aykırı konuşuyor’ diye. Ama şimdi konuşan ben değilim, konuşan bir başkası ve o konuşmadan ‘AK Parti’ye darbe vurulur’ diye ellerini ovuşturanlar var.” -BAYKAL’IN SÖZLERİ- CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Tunceli’de ”Bunlara oy vermek günahtır” dediğini belirten TBMM Başkanı Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Günah ve sevap kavramları hukuki değil dini kavramlardır. Laik hukukumuzda ‘şu işi yaparsan günah işlemişsin, bunu yaparsan sevap işlemişsin’ diye bir ayrım olmaz. ‘Cehenneme gidersin’ diyen adamla ‘günah işlersin’ diyen adamın düşüncesi arasında fark yoktur. Siz hangi laik kuruluşun ‘Sen neden günahtan, sevaptan bahsediyorsun arkadaş. Ben sivil bir iş yapıyorum. İstediğim partiye oy kullanırım’ dediğini, bu konuda dilekçe verdiğini gördünüz? Ama Manisa ve İzmir baroları, 3-4 baro daha, benim hakkımda, yaptığım bazı konuşmalardan dolayı suç duyurusunda bulundular. ‘Parti hakkında kapatma davası açılsın’ dediler. bunların hepsini biliyoruz.” -”ALEVİLER ÜZERİNDEN ELLERİNİ ÇEKSİNLER”- Söz sahibi olduğunu iddia eden bazı kişilerin Alevi vatandaşların üzerinden ellerini çekmeleri, onları tercihleriyle baş başa bırakmaları gerektiğini belirten Arınç, birilerinin bu oylar üzerine ipotek koymasının doğru olmadığını kaydetti. Din derslerinin zorunlu olmamasının, tercihe bırakılmasının doğru olduğunu ifade eden Arınç, şöyle konuştu: ”Laikliğe uygun olan da budur. Ancak 1982 Anayasası’nı yapanlar, bunu seçmeli ders olarak büyüklerinin rızasına bağlayacak bir formül geliştirmişlerdir. Laiklik konusunda yeni bir anlayışı gündeme getirmeye çalışırken uğradığım hücumları herkes çok iyi biliyor. Dolayısıyla zorunlu din derslerinin ne şekilde olması gerektiği konusunu başka siyasetçilerimizin de gündeme getirmesinde, onların da bu konuda bir çaba göstermesinde fayda vardır.” Manisa’da dikkatini çeken ”Aklan Tayyip paklan Tayyip, Deniz geliyor saklan Tayyip” afişine de değinen Arınç, ”Ödüm patladı. Deniz geliyormuş. Peki sizin bir toplumsal barış projeniz var mı, bir ekonomik projeniz var mı?” diye sordu. -KAYSERİ MİTİNGİ- TBMM’nin tatilde olduğu sırada Kayseri’de miting meydanına çıkarak vatandaşlara selam vermesinin siyasi bir propaganda sayılmayacağını ifade eden TBMM Başkanı Arınç, ”Şurada hapşırsam ’siyasi konuştu’ diyecek insanlar da var. Dolayısıyla birilerine kendimizi beğendirmek zorunda değiliz” dedi. Arınç, tarafsızlığının TBMM’deki göreviyle ilgili olduğunu, bu doğrultuda diğer partilerin de herkese eşit uzaklıkta bulunduğunu söylediğini bildirdi. -ANKETLER- Seçim yoklamalarının, AK Parti’nin, iki partili parlamento yapısında, oyunu ve milletvekili sayısını artırarak tek başına iktidar olacağını gösterdiğini bildiren Arınç, sözlerini şöyle tamamladı: ”Bu, takriben 370′ler, 380′ler civarında milletvekili, CHP için de 150, 160 civarında milletvekili demektir. Eğer üçüncü parti girerse, ki bunun MHP olacağı anlaşılıyor, anketlerde gördüğümüz kadarıyla, bazı anketler bıçak sırtı gibi gösteriyorlar, 9,5, 10,5 arası, o takdirde de onun 50, 60 civarında milletvekili alacağı, bağımsızların da takriben 20, 25 civarında milletvekili çıkarabileceği öngörüleri var. DP-AP ve ANAP’ın ikinci beş yıl hükümet olma rekorunu AK Parti yakalayacaktır.”

ZAMAN

Temmuz 19, 2007. Güncel Haberler. Yorum yapın.

Tarhan Erdem’in anketi CHP’yi kızdırdı

Bugün, 16:10

CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek, Ak Parti’nin 22 Temmuz seçimlerinde 276 milletvekili çıkaramayacağını savundu. Bazı gazetelerde, Ak Parti’nin seçimlerde yüzde 50′ye yakın oy alacağını gösteren kamuoyu araştırmalarının yayınlanmasına tepki gösteren Özyürek, “Bunlar beyin yıkama operasyonları. 22 Temmuz’da gerçekler ortaya çıkacak. Ak Parti tek başına iktidar olamayacak.” diye konuştu. Özyürek, CHP’nin 22 Temmuz’da alacağı oy hakkındaki soruları ise yanıtsız bırakırken, ”Göreceksiniz, Sayın Başbakan verdiği sözün arkasında duramayacak ve 276 milletvekili çıkaramadığı halde istifa etmeyecektir. İstifa etmemek için çeşitli bahanelere sığınacaktır.” dedi.


Partisinin İstanbul İl Başkanlığı’nda bir basın toplantısı düzenleyen Özyürek, 22 Temmuz seçimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Seçimlerin büyük önem taşıdığını belirten Özyürek, Ak Parti’nin tek başına iktidar olamayacağını iddia etti. Kamuoyu yoklamalarının gerçeği yansıtmadığını savunan Özyürek, “Kamuoyunu yönlendirmek adına sürekli abartılı, gerçeklerle ilgisi olmayan anketler yayınlanmakta ve holding medyasında manşetlerden verilmektedir. Bu konuda öylesine abartılı yayınlar yapılıyor ki, AK Parti’nin neredeyse yüzde 50 civarında oy alacağı ifade ediliyor. Bunların hepsi beyin yıkama operasyonlarıdır.” dedi. AK Parti’nin 22 Temmuz’da 276 milletvekili çıkaramayacağını öne süren Özyürek, konuşmasına şöyle devam etti: “Seçime 2-3 gün kala Ak Parti’yi yüzde 48′lerde 50′lerde gösteren kamuoyu yoklamaları sadece iktidara yağ çekmek, onu başarılı göstermek ve bu yolla destek sağlamak için yapılmıştır. 22 Temmuz’da gerçekler ortaya çıkacak. Ak Parti tek başına iktidar olamayacak. Göreceksiniz, Sayın Başbakan verdiği sözün arkasında duramayacak ve 276 milletvekili çıkaramadığı halde istifa etmeyecektir. İstifa etmemek için çeşitli bahanelere sığınacaktır.” Özyürek, CHP’nin 22 Temmuz’da alacağı oy hakkındaki soruları ise yanıtsız bıraktı. Esnafın yalanladığı reklâmı savunduCHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek, basın mensuplarının önceki gün torna dükkânlarını kapalı gösteren fotoğrafın kullanıldığı CHP reklâmını sormaları üzerine, “O kişileri getirin konuşalım. Hiç öyle bir şey yok. O kişilerle biz de konuştuk. Dükkânlar maalesef kapatılmıştır.” ifadelerini kullandı. Reklâmda kullanılan fotoğraflarının gerçek olduğunu iddia eden Özyürek, dükkân sahipleri tarafından, parti ve reklâm ajansı aleyhine dava açılmadığını da sözlerine ekledi. ZAMAN

TARHAN ERDEM’İN ANKETİ

Temmuz 19, 2007. Güncel Haberler. Yorum yapın.

Digiturk’ten Beşiktaş tv açıklaması

Bugün, 19:01

Beşiktaş TV’yi yayın platformundan çıkaran Digiturk, yaptığı açıklamayla, alınan kararın nedenlerini duyurdu.


AA – Açıklamada, Digiturk 79 no’lu kanaldan yayın yapan Beşiktaş TV’nin, 18 Temmuz itibari ile Digiturk platformundan çıkarıldığı belirtilirken, “Digiturk’ün, ticari haklarını bir yana bırakarak bugüne kadar en ufak bir ücret almadığı BJK TV’nin, sahibi olduğu medya grubu tarafından çıkarlarına alet edilmesi ve bunun Digiturk üzerinden yapılması nedeniyle, BJK TV, Digiturk’ten çıkartılmıştır” denildi.

Yayın hayatına Beşiktaş Kulübü bünyesinde bir televizyon kanalı olarak başlayan BJK TV’nin, Beşiktaş camiası ve taraftarına jest amacıyla, hiçbir ücret talep edilmeden Digiturk’e dahil edildiği dile getirilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

“Kanalların belli bir ücret karşılığında yer alabildiği Digiturk’te ücret ödemeden yer alan BJK TV, daha sonra Beşiktaş Kulübü’nün bünyesinden çıkmış ve bir medya grubunun bünyesine katılmıştır. BJK TV, kulüp televizyonu kimliğinden çıkıp medya grubu kanalı olmasına rağmen, Digiturk, jestinden geri adım atmamış ve üyesi olan Beşiktaşlıların, BJK TV’yi izleyebilmesi için fedakarlıkta bulunmuştur. Ancak dün gelinen noktada, BJK TV’nin, Digiturk’ten çıkartılması zorunlu ve kaçınılmaz bir hal almıştır. Beşiktaş’ın oynadığı hazırlık maçı, başka bir dijital yayın platformunun çıkarları gözetilerek, BJK TV’den şifreli yayımlanmıştır.

Digiturk’ün, ticari haklarını bir yana bırakarak bugüne kadar en ufak bir ücret almadığı BJK TV’nin, sahibi olduğu medya grubu tarafından çıkarlarına alet edilmesi ve bunun Digiturk üzerinden yapılması nedeniyle, BJK TV’nin Digiturk’ten çıkartıldığını Beşiktaş camiası ve Digiturk üyelerine üzülerek duyururuz.”

Temmuz 19, 2007. Güncel Haberler. Yorum yapın.

Hıncal Uluç, neden MHP’ye oy verecek?..

Bugün, 12:05

Babam bu partinin adayıyken ve Milli Bakiye Sistemi varken, yani ülke çapında verilmiş her oy Meclis’e yansırken bile, ben bu partiye oy vermedim.. Bugün, AKP’nin böylesi iktidara gelmesine sebep olan ve geçen seçimde partisine tam bir hezimet yaşatan Devlet Bahçeli’ye, hele o miting meydanlarındaki “İp” ayıbından sonra nasıl oy veririm peki?.


Hıncal Uluç-SABAH

Oyu, akıllı ve mantıklı kullanmak..

Laik, demokratik, sosyal hukuk devleti, Atatürk Cumhuriyetinin devamı için, AKP’nin durdurulması, hatta geriletilmesi gerektiğine inanıyorum. Sandığa bu amaçla gideceğim. Gitmeye mecburum. Çünkü, gitmezsem, oy kullanmazsam, bu seçim sistemimiz sonucu, AKP’ye oy vermiş gibi olacağım..
Oyumu barajı aşabilecek partilerden birine vermek zorundayım.. Çünkü baraj altında kalan partilere verilen oylar, tıpkı sandığa gitmeyenlerinki gibi değerleniyor ve gene birinci partiye yazılıyor. Bu sistem sayesinde, 2002′de seçmenlerin sadece yüzde 24.5′undan oy alan AKP, Meclis’in yüzde 66’sını ele geçirip, 363 milletvekili çıkardı. Her istediğini yapacak bir sayıya ulaştı ve önce hükümeti, sonra, ülkenin önemli, resmi, sivil kurumlarını ele geçirmeye, yandaş, fikirdaşlarına teslim etmeye başladı.
En önemli kurumlar, Milli Eğitim düştü.. Emniyet düştü.. Spor kurumları, federasyonlar ele geçirildi. Kulüpler birer ikişer teslim olmaya başladılar. Dönemde zenginler daha zengin olduklarından, AKP’nin fena halde dümen suyuna girdiler. En kötüsü de medya teslim oldu. Böyle olunca, seçmenin beynini yıkamak kolaylaştı.
Bir seçim dönemi daha, nerelere gideceğimizi, 50 yıllık gazetecilik deneyimlerim gösteriyor.
Bu yüzden AKP durdurulmalı, diyorum.. Cumhurbaşkanlığını da ele geçirecek AKP’nin işi nerelere vardıracağını tahmin edebiliyorum.
Ahmet Necdet Sezer, geçen dönem aslında AKP’nin en büyük şansı, buhar kazanının sigortasıydı. Onun dahi farkına varamadılar. Şimdi bu makamı da ellerine geçirirlerse, neler olabileceğini görebiliyorum.
AKP durdurulmalı.
Bunun yolu Meclis’e en az üç, hatta dört partinin girmesi..
İkili Meclis bugünkü tabloyu tekrarlar..
Barajı zaten aşacak CHP’ye sadece bu yüzden bile oy vermem. Bir de Deniz Baykal faktörü olunca hiç vermem.. Dün yazdım.
Geriye baraj civarında üç parti kalıyor.. DP.. MHP.. Genç Parti..
Genç Parti parti değil.. Kadrosu yok.. İbrahim Tatlıses‘i İstanbul’da liste başı yapan bir partiye oy vermem mümkün değil.. Kaldı ki.. Genç Parti’nin seçime girmesini en çok AKP istiyor. Geçen seçimden zaferle çıkmalarını 2002′de Cem Uzan sağladı. DYP ve MHP’nin baraj altında kalmasına sebep oldu. AKP bu yıl da ayni taktiği güdüyor. Genç Parti’nin barajı aşabileceğini düşünseler, Uzan’ı çoktan durdurmuşlardı. İzin verdiklerine göre, korkmuyorlar. “Barajı geçmez, ötekileri de geçirmez” diye düşünüyorlar.
Geriye kalıyor, DP ve MHP!..
Erkan Mumcu son dakika kazığını atmasa, DP, bu seçimden birinci bile çıkardı. Öyle bir sinerji yaratılmıştı. Ama her şey mükemmel giderken, Mumcu, geçen seçimde Kemal Derviş‘in sola oynadığı oyunu, sağda sahneye koydu ve DP’yi daha kurulurken bitirdi.
Mumcu niye böyle davrandı, bilmiyorum. Parti liderleri içinde “Arkadaşım” diyebileceğim tek kişi o.. Evime gelir.. Birlikte ne keyif geceleri yaşadık geçen yaz.. Ama sormadım bile “Neden” diye.. Bir şeyler söyleyecek mutlak. Ben inanmayacağım. O zaman niye sorayım ki..
Ne var ki, söylenenleri o da duydu sanırım.
Bir fiskos.. Süleyman Demirel aramış “Mehmet Ağar’dan kop” demiş.. Hüsamettin Cindoruk’tan naklediliyor bu söylenti.
İkinci fiskos.. Amerika’dan Fethullah Gülen‘den maddi, manevi büyük baskı gelmiş.. “Amerika ve ben, AKP’nin bir dönem daha kalmasını istiyoruz. Kenara çekil, sıranı bekle, gelecek seçimde seni destekleyeceğiz. Şu da sus payın..”
İkisi bir birinden tatsız fiskosların. Ama Mumcu öyle beklenmedik bir şey yaptı, pişmiş aşa soğuksuyu öyle öldürücü bir anda katıp AKP karşısında en güçlü olacak, hatta seçimden birinci çıkacak partiyi öylesine bitirdi ki, herkes öküzün altında buzağı avına çıktı, haklı olarak.
Şimdi artık DYP bile olmayan DP barajı aşabilir mi?.. Zor görünüyor..
Ayrıca Mehmet Ağar‘ın söylemleri giderek AKP’ninkilere yaklaşıyor. Seçim sonrası AKP ortak aramak zorunda kalırsa hükümet için, DTP’li Bağımsızlar (!) kadar, Mehmet Ağar da yakın onlara..
O zaman geriye kalıyor MHP..
Babam bu partinin adayıyken ve Milli Bakiye Sistemi varken, yani ülke çapında verilmiş her oy Meclis’e yansırken bile, ben bu partiye oy vermedim..
Bugün, AKP’nin böylesi iktidara gelmesine sebep olan ve geçen seçimde partisine tam bir hezimet yaşatan Devlet Bahçeli’ye, hele o miting meydanlarındaki “İp” ayıbından sonra nasıl oy veririm peki?.
Vermek zorunda olduğum için..
AKP’yi durdurmanın yolu, benim için MHP’den geçiyor bu seçimde..
Seçim öncesi en demokrat davranan lider oldu, Bahçeli.. Muharrem Şemsekler, Tuğrul Türkeşler başta, tüm muhaliflerini en iyi yerlerden liste başı yaparak Deniz Baykal’a ders verecek kadar.
İstanbul’da, benim bölgemde de tepeye Gündüz Aktan‘ı koydu. Gündüz sınıf, kantin ve spor salonu arkadaşım benim Mülkiye’den.. 4 yılımızda hemen her gün beraberdik, Gündüz, Ahmet (Kışlalı) ve ben.. Öylesi.. Çok iyi tanırım. Çok güvenirim. Yıllarca Büyükelçilik yaparak dünyayı tanıdı. Dışı da, içi de iyi bilir.. Radikal’deki yazılarının hemen hepsine imzamı atarım.
Öteki sınıf arkadaşlarım, Mustafa Özyürek (CHP) ve Burhan Özfatura (DP) kusura kalmasınlar.. Bu seçimlik Gündüzcüyüm..
Oyum MHP’ye, yani!.

Temmuz 19, 2007. Güncel Haberler. Yorum yapın.

Sözde ateşkes dönemi, sıfır terör değildir’

Bugün, 22:06

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Terör örgütü sözde ateşkes ilan ettiği için şehidimiz azaldığı dönemi, sıfır terör diye ilan edemezsiniz” diye konuştu.


AA – Gümüşhane’nin Zafer Meydanı’nda partisince düzenlenen mitingde halka hitap eden Erdoğan, Türkiye’nin kalkınma çıtasını daha yükseklere çıkaracaklarını, demokrasiyi daha güçlü hale getireceklerini ifade etti.Erdoğan, meydandakilere “22 Temmuz sizin gününüz olacak. Milletimizin karar günü olacak. O yüzden şimdiden hayırlı olsun diyorum” diye seslendi.

Türkiye’nin 4,5 yılda yeni bir döneme geçtiğini, krizlerden çıkan, sesiz devrim yapan ülke olarak anılmaya başlandığını kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak meydanlarda bazılarının uçurduğu balonlar var. Yalanların ardı arkası kesilmiyor. Vatandaşa bir devleti olduğunu hissettirmemizi eleştiriyorlar. Hakaretlerin bini bir para olmuş. Baykal çıkıyor (AK Parti altın dağıtıyor) diyor. Bundan daha büyük bir iftira olabilir mi? Bunun anlamı, vatandaş oylarını bir çeyrek altına satıyor demek değil midir? Vatandaşa hangi yüzle hakaret ediyorsun Baykal. Vicdan sahibi herkesin bu iftirayı yorumlamasını istiyorum. Gümüşhane’den altın alanlar çıksın ortaya. Ey Baykal benim partim vatandaşının iradesi bir çeyrek altına satın alacak kadar alçalmamıştır. Ama şimdi sana sesleniyorum; bu iftiranı ispat etmediğin sürece müfterisin, namertsin, açıkça söylüyorum. Bunu yetmiş milyon vatandaşımın hiçbiri hak etmiyor. 70 yaşına gelmişsin, 70 milyon insanın hala kumaşını tanımamışsın ey Baykal.” Baykal’ın cemaziyelevvelini çok iyi bildiklerini ve Türkiye’de dikili bir ağacının olmadığını ifade eden Erdoğan, “Sayın Baykal iyi bir kriz ustasıdır. Sayın Bahçeli de iyi bir kavga ustasıdır. Bunlar siyaseti maalesef kavga ortamına taşıyorlar” dedi. Bazı “sol tandaslı” köşe yazarlarının, seçmenlere “CHP’ye oy vermeyeceksen git MHP’ye ver” şeklinde yazılar yazdığını söyleyen Erdoğan, bu yazarları da “müfteri ve dürüst olmamakla” suçladı. Deniz Baykal’ın kendilerini kömür dağıttıkları gerekçesiyle eleştirdiğini ifade eden Erdoğan, “Doğru dağıttık. Ama Baykal vatandaşın yaşama koşullarından haberin var mı? Kaç tane fukara sofrasında aynı tasa kaşık salladın? Biz 5 yıldır fakir fukaraya kömür dağıtıyoruz. Nisanda başlarız, kışa kadar dağıtırız. Sadece Gümüşhane’de 29 bin aileye kömür dağıttık. Bunların dertleri başka. Dertleri ne olursa olsun bizim derdimiz sizsiniz” diye konuştu. Erdoğan, şimdi de ülkenin tümünü doğal gaza kavuşturmak için çalıştıklarını, iktidara geldiklerinde 9 ilde doğal gaz olduğunu, şimdi ise 49 ilin doğal gaza kavuştuğunu belirterek, Bayburt ve Gümüşhane’nin ana hatlarının tamamlandığını, önümüzdeki yıl Gümüşhane’nin doğal gaza kavuşacağını bildirdi. Gümüşhane de dahil 49 ili teşvik kapsamına aldıklarını belirten Erdoğan, 32 ile de 39 üniversite kurduklarını kaydetti. Erdoğan, Devlet Bahçeli’nin 3,5 yıl başbakan yardımcılığı yaptığını hatırlatarak, “Bu sürede ne yaptı?” diye sordu. “Asıl Yüce Divan’lık Bahçeli” Bahçeli’nin başbakan yardımcılığı döneminde “hortumlanan” 22 bankanın Fon’a devredildiğini belirten Erdoğan, şunları söyledi: “Zarar ne biliyor musunuz? 40 milyar dolar. Kimin cebinden çıktı bu para? Benim vatandaşımın cebinden. Ey Bahçeli sen Allah’a bunun hesabını nasıl vereceksin. Asıl Yüce Divan’a gitmesi gereken Bahçeli. Sesi çıkmadı sesi. Sen başbakan yardımcısı olarak nasıl sessiz kalırsın ya. 22 banka Fon’a devrediliyor, içi boşaltılıyor, sen seyrediyorsun.” Erdoğan, Fon’a devredilen bankalardan birinin de İmar Bankası olduğunu, İmar Bankası zedelerine 9 katrilyon para ödediklerini ifade ederek, “Haram zıkkım olsun buna neden olan kişiye. Öyle büyük faizler verdi ki vatandaş gitti parayı ona yatırdı. Vatandaş ne bilsin aldatıldığını” dedi. Son zamanlarda “mazotçular”ın türediğini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İndirim sezonu girdiler, yarışıyorlar. Biri 1 YTL diyor, öteki indirim. Yakında tezgahı kapatacaklar, Pazar günü, pazar. Ben o vatandaşa diyorum ki kardeşin niye kaçtı gitti. Sen mazotu 1 YTL’ye indireceğine babanın borçlarını öde de ondan sonra konuş.” Diğer parti liderlerinin, İzmir’de, Ankara’da, Diyarbakır’da miting yapmaya cesaret edemediğini öne süren Erdoğan, “Baykal, stüdyoya oturmuş tek başına, ilan vermiş. İlanda ne yazıyor biliyor musunuz? Er meydanı. Sayın Baykal senin başına güneş geçmiş. Er meydanı orası değil, er meydanı burası” dedi. Erdoğan, milletin dürüst çalışanı, doğru olanı gerekli yere çıkardığını ifade ederek, milletin efendisi değil, hizmetkarı olduklarını kaydetti. Deniz Baykal’ın gazetelerde kendisi için yalan yanlış haberler yaptırdığını öne süren Erdoğan, şunları kaydetti: “Baykal ekonomi falan anlamaz, bilmez o işi. Baykal ehli keyiftir diyorum, rahatsız oluyor. Dersini çalış, Türkiye’de dünyanın en büyük reel faizi var diyor. Senin kılavuzun karga. Kılavuzu karga olanın siz bilirsiniz… Baykal’ın başbakan yardımcısı olduğu dönemde devletin borçlanma faizi yüzde 129′du. Enflasyon da yüzde 76 idi. Sen böyle bir Türkiye teslim ettin Baykal. Hayatında iki koyun güttün mü? Türkiye’yi nasıl idare edeceksin. Meclis’te bana diyor ki Atatürk’ün partisine hakaret edemezsin. Atatürk zaten senin gibi başarısız birinin CHP Genel Başkanı olacağını bilseydi CHP’yi kurmazdı.” “Sözde ateşkes dönemi” Erdoğan, Devlet Bahçeli’nin “sıfır terör bıraktıklarını” iddia ettiğini belirterek, “Buna kargalar bile güler” dedi. Amerika’nın bölücübaşını teslim ettiğinde idam edilmemesi için Bahçeli’nin altına imza koyduğu belgeyi bildiklerini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti: “Siz terörist başını o zaman idam cezası olduğu halde idam etmeyeceğiniz sözünü verdiniz. Altında Bahçeli’nin, Ecevit’in, Yılmaz’ın imzası var. Şimdi kalktılar bizi diğer tarafa koymaya çalışıyorlar. Geç o işi, geç. Şehit rakamları üzerinden konuşulmaz ama terör örgütü sözde ateşkes ilan ettiği için şehidimiz azaldığı dönemi, sıfır terör diye ilan edemezsiniz. Bunu istismar meselesi yapma. Benim derdim MHP’ye gönül veren vatandaşımla değil, başındaki zatla. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanına yaptığı hakaretler bir defa çok çirkin. Beni kalkıp Barzani’yle aynı çizgiye taşıyan zat. Önce sen bir aynaya bak. Bizim bu konulardaki tavırlarımız bellidir. 1980 öncesini de sonrasında da iyi biliriz.”

Temmuz 19, 2007. Güncel Haberler. Yorum yapın.

‘Kürt ordusu Türkiye’yi bekliyor’

Bugün, 16:23

Mesud Barzani’nin Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) sözcüsü Safin Dizayi’nin “Daha geçtiğimiz günlere dek Türkiye’nin tehditlerini ciddiye almıyor, bunların seçim kampanyası malzemesi olduğunu düşünüyorduk” şeklindeki sözlerine yer veren Independent gazetesi, ancak şimdi Dizayi’nin işgali “olası bir gelişme” olarak gördüğünü ve Kürtlerin Türkiye’yi beklediğini yazdı.


VATAN- İngiliz Independent gazetesi, dağlarda saklanan PKK’lıların Türkiye’nin Kuzey Irak’ı işgal etmesine yolaçabileceğini ve bunun Ortadoğu’da yeni bir savaşa neden olabileceğini öne sürdü. Gazeteye göre, KDP sözcüsü Safin Dizayi, Kürtlerin Türkiye’yi beklediğini söyledi.

Dizayi’nin, “Türk hükümeti ve muhalefet partileri coşkun milliyetçilik için birbirleriyle yarışıyorlar” şeklindeki sözlerine de yer veren Independent, Türkiye’de PKK karşıtı hislerin daha önce hiç görülmediği kadar artış gösterdiğini ileri sürdü. “En tehditkarı da, Kürtlerin Irak siyasetinde kilit oyuncu olup Kuzey Irak’ta yarı bağımsız bir Kürt devleti oluşturmalarının Türkiye’yi dehşete düşürmesi” diye yazan gazete, seçim sonrası Ankara’nın son haftalardaki savaşçı tutumundan geri adım atmasının mümkün olmayacağını ve küçük çaplı bir operasyon da olsa askerlerini sınır ötesine göndereceğini vurguladı. Türk ordusunun işgali halinde PKK’yı bulmasının çok kolay olmayacağını da ileri süren gazete, PKK’nın kumanda merkezinin Kandil dağlarındaki bulunduğunu ve bu dağların gerilla savaşı için inanılmaz derecede uygun bir yer olduğunu, hatta zamanında Saddam Hüseyin’in ordularının bile bu bölgeye girmesinin mümkün olmadığını belirtti. Independent, Kandil’deki yerel yetkililerin, “bizim burada hiçbir yetkimiz yoktur” şeklindeki sözlerine de yer verip, PKK’nın hakim olduğu Kandil’in İran tarafından düzenli bir şekilde bombalandığını ve bu nedenle bölgede yaşayan halkın köylerini boşalttığını da yazdı. “Tek çözüm yolu siyasi seçenek” Kuzey Irak’taki bölgesel Kürt yönetiminin Başbakanı Neçirvan Barzani de 16 Temmuz’da yaptığı açıklamada, Türkiye ile dost olmak istediklerini belirterek, Türkiye’nin olası sınır ötesi operasyonunun sonuç vermeyeceğini, tek çözüm yolunun siyasi seçenek olduğunu öne sürmüştü. El Cezire televizyonuna konuşan Barzani, PKK’ya destek vermediklerini savunurken, bu örgütün Türkiye’nin iç sorunu olduğunu belirtmişti. Sorunun çözümü için üzerlerine düşeni yapmaya hazır olduklarını söyleyen Barzani, olası sınır ötesi operasyonun yapılması halinde sorunların daha da içinden çıkılmaz hale geleceğini iddia etmişti. Barzani, PKK sorunun askeri yöntemlerle değil, siyasi yolla çözülebileceğini belirterek, geçmişte PKK’ye yönelik birçok askeri operasyon düzenlenmesine rağmen bu sorunun ortadan kalkmadığını anlatmıştı.

Temmuz 19, 2007. Güncel Haberler. Yorum yapın.

Sonraki Sayfa »