Dünyanın en güçlü teleskopu hizmette

14.07.2007, 19:27

İspanyollar, dünyanın en güçlü teleskopunu ülkenin güneybatısındaki Kanarya Adalarında hizmete soktu.


AA – Yapımına 2000 yılında başlanan ve yaklaşık 130 milyon avroya mal olduğu belirtilen Kanarya Adaları Büyük Teleskopunun finansmanının, Grantecan şirketi, Bilim ve Eğitim Bakanlığı ile Kanarya Adaları Özerk Yönetim Hükümeti tarafından karşılandığı bildirildi.

İspanya veliaht Prensi Felipe tarafından gece yarısı açılan 2400 metre rakımdaki teleskopun dışı, 36 parça altıgen cam seramikten inşa edildi.

“Gran T Can” adı verilen teleskopun, ebat olarak 1990′lı yıllarda kurulan Hawai’deki iki teleskoptan sonra dünyanın en büyük 3. teleskopu olduğu ancak diğerlerine göre daha güçlü olduğu bildirildi.

Teleskopun, 1 yıl içinde tüm bilimsel çalışmalar için kullanılabileceği ve Ay’da yanan bir mumu dahi gösterebileceği açıklandı.

Temmuz 19, 2007. Bilim ve Teknoloji. Yorum yapın.

TÜRKSAT, Dünya Uzay Haftasını kutluyor

14.07.2007, 18:01

Dünyada her yıl 50′den fazla ülkede coşkuyla kutlanan Dünya Uzay Haftası, bu yıl Türkiye’de de TÜRKSAT’ın koordinatörlüğünde organize edilecek.


AA - TÜRKSAT, Dünya Uzay Haftası süresince organize edeceği faaliyetlere ek olarak Türkiye’de yapılacak etkinliklere de destek vermeyi planlıyor.

Birleşmiş Milletler tarafından finanse edilen ve uluslararası bir etkinlik olan Dünya Uzay Haftası her yıl 4-10 Ekim günleri arasında kutlanıyor.

TÜRKSAT, tüm dünyadan uzaya ilgisi olan insanların gönüllü olarak katıldığı, milyonlarca insanı uzay teması altında birleştiren Dünya Uzay Haftası etkinlikleri ile kamu kurumlarını, sanayi kuruluşlarını, sivil toplum örgütlerini, eğitimcileri ve bireyleri uzay çatısı altında bir araya getirmeyi ve Türkiye’de uzay bilincinin geliştirilmesini desteklemeyi hedefliyor.

TÜRKSAT, Dünya Uzay Haftası süresince organize edeceği faaliyetlere ek olarak, Türkiye’de yapılacak etkinliklere de destek vermeyi planlıyor.

Temmuz 19, 2007. Bilim ve Teknoloji. Yorum yapın.

Hastanelerde randevu sistemi başlıyor

4.07.2007, 10:15

Poliklinik işlemleri için devlet ve eğitim ve araştırma hastanelerine başvuracaklar, bu yıl içinde hayata geçirilmesi planlanan randevu sistemi ve çağrı merkezi sayesinde telefonla randevu alabilecek.


AA-Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, projenin temel amacının Bakanlığa bağlı hastanelerde daha iyi bir kaynak planlaması ve dağıtımı yapılarak, sunulan hizmetin kalitesinin daha da yükselmesi ve vatandaş-hasta memnuniyetinin daha fazla artırılması olduğu bildirildi.

Sistemle ilgili hazırlıklara, Bakanlığına bağlı hastanelerde muayene olmak üzere sabah erken saatlerde sıra almak için kuyruklara giren vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi, zaman ve işgücü kayıplarının önlenmesi ve daha adaletli muayene olmaları için Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın bir süre önce verdiği talimatla başlandığı, çalışmaların Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı’nın koordinesinde Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile birlikte sürdürüldüğü belirtildi.

Sistemin öncelikle aile hekimliği uygulamasının yapıldığı birkaç ili kapsayan bir bölgede pilot uygulamayla başlayacağı, daha sonra kısa sürede Sağlık Bakanlığı’na bağlı gerekli görülen hastanelere de yaygınlaştırılacağı bildirildi.

Temmuz 19, 2007. Bilim ve Teknoloji, Sağlık. Yorum yapın.

Müzik çalarınızda yıldırım tehlikesi

13.07.2007, 22:05

Kanada’nın Vancouver kentinde doktorlar, taşınabilir müzik çalar kullanan kişileri, bu cihazların yıldırım çarpmasının etkisini artırdığı konusunda uyardılar. Müzik çaların kulaklığı akımın geçmesini kolaylaştırıyor.


BBC Turkish – Vanncouver’deki doktorlar, New England Journal of Medicine dergisinde, müzik çalarıyla dışarıdayken yıldırım çarpan bir hastalarında oluşan yanıkları ve duyma bozukluklarını tasvir ettikleri bir yazı yayımladılar.

Yazıya konu olan kişinin, fırtına da koşarken göğsünde ve müzik çalarını bağladığı bacaklarında yanıklar oluştuğu belirtiliyor.

Uzmanlar, müzik çalarlar veya cep telefonları gibi elektronik aygıtların kendi başlarına yıldırım çekmediklerini belirtiyorlar.

Doktorlar Vancouver’daki kişinin durumunda terin ve metal kulaklıkların, elektrik akımının geçmesini kolaylaştırdığını söylüyorlar.Vancouver Genel Hastanesi’ndeki Doktorlar Eric J. Heffernan, Peter L. Munk ve Juck J. Louis “terin ve metal kulaklıkların birlikte akımı kişinin başına yönelttiğini” yazdılar.

Doktorların yazısında ayrıca, kulaklıklardan geçen elektrik akımının kişinin kulaklarındaki havanın ısınıp genişleyerek, kulak zarı üzerinde baskı oluşturduğu ve patlattığı belirtiliyor.İki yıl önce meydana gelen bu kaza sonucunda kişinin yüzde ellilik bir duyma kaybına uğradığı söyleniyor.

Temmuz 19, 2007. Bilim ve Teknoloji. Yorum yapın.

Nanoteknoloji projeleri Avrupa’da anlatılacak

13.07.2007, 21:05

Türk bilimadamları, nanoteknoloji projelerini Avrupa’ya anlatacak.


AA -  TÜBİTAK’ın 17 Temmuz’a Brüksel’de düzenleyeceği toplantıda Türkiye’de nanoteknoloji üzerine çalışan akademisyenler ve sanayi temsilcileri Avrupa’nın önemli bilim çevrelerine projelerini sergileyecek.

AB 7. Çerçeve Programı Ulusal Koordinatörü Hüseyin Güler, toplantının Türkiye’nin AR-GE potansiyelini tanıtmayı amaçladığını ifade etti.

Brüksel’de faaliyet gösteren Tur&Bo (Turkish Research and Business Organisations)ofisinde Türkiye’nin nanoteknoloji alanındaki AR-GE potansiyelini tanıtacak bu kadar kapsamlı bir toplantıyı ilk kez düzenlediklerini anlatan Güler, “Türkiye’de gerçekten gelecek vaadeden nanoteknolojide önemli isimler 17 Temmuzda Brüksel’de olacak. Burada Avrupa’daki nanoteknoloji çevrelerine Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini anlatan toplantılar ve ikili görüşmeler yapılacak. Bu tesadüfi bir toplantı değil, bir stratejinin etrafında oluşturulmuş bir toplantı” dedi.

Toplantıya 500′e yakın proje ile Avrupa’da nanoteknoloji politikalarının oluşum sürecinde yer alan ülke temsicilerinin, 7. çerçeveye üye 33 ülkenin temsilcileri ile Brüksel’de AR-GE lobisi yapan çevrelerin, Brüksel’deki daimi temsilciliklerin bilim ateşelerinin davet edildiğini bildiren Güler, şöyle devam etti:

“Bizim açımızdan Türkiye’nin nanoteknoloji potansiyelini Avrupa’da ortaya koyan bir ilk adım olmasını temenni ediyoruz. Avrupa’daki merkezlere şu mesajı vermek istiyoruz. Nanoteknoloji AB için çok önemli. Avrupa’daki nanoteknoloji çalışmalarına Türk araştırmacıların da katacağı çok şey var. Nanoteknoloji alanındaki çağrılara daha çok Türk araştırmacının ortak olmasını umut ediyoruz. Türkiye’de Avrupa Komisyonu’nun desteğiyle nanoteknolojide mükemmeliyet merkezleri kurulmasını istiyoruz.”

Temmuz 19, 2007. Bilim ve Teknoloji. Yorum yapın.

Kanarya teleskopu gözleme başlıyor

13.07.2007, 19:42

Atlas Okyanusu Kanarya Adaları’nda İspanya hükümetinin öncülüğünde inşa edilen dünyanın en büyük teleskoplarından biri bu gece yarısı işlemeye başlıyor.


AA – Kanarya Adaları Astrofizik Kurumu’ndan yapılan açıklamaya göre, “İlk ışık, İlk Gözlem” töreni La Palma Adası’nın 2400 metre rakımlı “Roque de los Muchachos” doruğunda kurulu Kanarya Teleskopu’nda İspanya Veliaht Prensi Felipe’nin katılımıyla yapılıyor.

10,4 metre çapında dev aynası bulunan Kanarya Teleskopunda 36 adet ek altıgen bal peteği ayna bulunuyor. Bunların 12’si yerleştirilmiş durumda, 24′ü de bir yıl içinde yerleştirilecek.

İlk gözlem Kuzey Yıldızı’na bakılarak yapılacak ve ileriki yıllarda evrenin en derinlerine inme araştırmalarında yararlanılacak.İklimi bozulan dünyada La Palma adasının konumu, Atlas Okyanusu’nun berrak semasından halen yararlanabilir durumda.

ABD ve Meksika hükümetlerinin yoğun katkıda bulunduğu Kanarya Teleskopunun inşasında 100′e yakın firma çalıştı, 1000 uzman görev aldı.

Temmuz 19, 2007. Bilim ve Teknoloji. Yorum yapın.

Google daha güvenli olacak

13.07.2007, 11:19

Merkezi ABD’nin California eyaletinde bulunan dünyanın en çok kullanılan arama motoru Google, Postini güvenlik şirketini satın aldığını duyurdu. Postini, elektronik posta, anında mesaj ve internet güvenliğinin yanı sıra, mesaj arşiv, mesaj şifreleme ve kural uygulamaları servislerini bir arada sunuyordu.


ZAMAN-10 milyon kullanıcı ve 35 bin firmaya servis veren şirkete, Google, 625 milyon dolar nakit ödeyerek sahip oldu. Anlaşma 2007 yılının üçüncü çeyreğinde tam olarak uygulamaya geçirilecek.

Postini’nin ödüllü servisi, kullanıcıları virüs, spam, phishing, fraud ve diğer saldırılara karşı korumak üzere tasarlanmış ve internet üzerinden hizmet veren bir yazılım. Şifreli mesajlar ile gizli ve kişisel bilgileri de koruma altına alan firma, günde 2 milyar mesajı denetliyor. Google Postini teknolojisini Google Apps olarak bilinen, Gmail, Calendar, GoogleTalk, Docs & Spreadsheets ve Personal Start Page uygulamalarında kullanacak. Dünyanın en büyük 7 bankasına da hizmet veren güvenlik şirketi www.postini.com adresinden görüntülenebiliyor. 1999 yılında kurulan ve yaklaşık 300 çalışanı bulunan Postini, August Capital, Bessemer Venture Partners, Mobius Venture Capital, Pacifica Fund, Summit Partners ve Sun Microsystems tarafından destekleniyordu. Google, antlaşma sonrası Postini kullanıcılarını desteklemeye devam edeceğini de açıkladı.

Temmuz 19, 2007. Bilim ve Teknoloji. Yorum yapın.

İnsan neden iPhone için deli olur?

11.07.2007, 11:00

Apple iPhone hakkında duymak isteyeceğimizden çok daha fazlasını geçtiğimiz bir ay içerisinde bol bol duyduk. Ama gerçekten, bu iPhone diye delirdikleri, insanların günlerce sıralarda bekledikleri nedir? Bu nasıl bir telefondur ki dünyayı değiştirsin, iletişim ve taşınabilir elektronik cihazların “Yeniden Diriliş”ini başlatsın? iPhone’u bu hafta enine boyuna incelemeye karar verdim!


VATAN-BİZİM KAHVE-Apple, bu telefonu 29 Haziran’da sadece ABD’de yayınladı ve operatör olarak AT&T’yi seçti. 8GB’lık modeli için AT&T ile 2 senelik bir kontrat imzalamanız karşılığında bu telefonu 600 dolara alabiliyorsunuz. Gerçekten Amerika’daki en pahalı telefon olmasa da, alması en “zahmetli” telefon olduğu kesin. Çarşamba günü Almanya’da Deutsche Telekom’un mobil operatörü T-Mobile, Apple ile anlaştığını ve iPhone’un 1 Kasım 2007’de 450 Euro fiyatla satacağını duyurdu. Avrupa’nın geri kalanı için bir haber yok, fakat Vodafone olması çok muhtemel gözüküyor. Eğer Vodafone’la anlaşılırsa, Türkiye’de bir şekilde satılması çok muhtemel. Küçük bir hesapla, plan olsaydı iPhone Türkiye’de en az 450 Euro, KDV eklenince 531 Euro, yani bugün 1000 YTL’ye yakın bir fiyatı olurdu. Plan olmadığına göre, özelliklerini de göz önünde bulundursak 1500 – 2000 YTL arasında bir fiyata satılmasını bekleyebiliriz. Apple IMC Türkiye’nın fiyat politikaları her ne kadar yumuşamış olsa da, piyasadaki en pahalı telefon olmasını engelleyemeyeceği kesin. Zaten bazı özellikleri için operatör tarafında bazı yazılımların kurulması gerektiğini de düşünürsek durum iyice belirsizleşiyor. Ama asıl sorunumuz, alamasak da, bir iPhone çıktı ve tüm dünya bununla sallanıyor, ve daha çoğu insan neden olduğunu bile bilmiyor. Apple iPhone’da her zaman iyi yaptığı işi bu sefer çok iyi yapmış. Kolay kullanılan, göze inanılmaz hoş gözüken ve pazarlama uzmanlarının “wow effect” dediği, ilk gördüğünüzde ağzınızı açık bırakma özelliğine sahip. Bu “wow effect” denilen şey genel olarak iPod ve diğer Mac bilgisayarlarında da mevcut. Mac OS X’in hoplayan zıplayan animasyonları bir an insana “kesin bu aleti almalıyım!” hissiyatını yaşatabiliyor gerçekten. Arayüzleri mükemmel, içerisindeki fonksiyonları arasındaki uyum harika. Şeker gibi bir arayüzü var. Aslında çok çok yeni yaptığı gözüme çarpan iki şey var. Birincisi, çok noktalı dokunmatik bir ekranı var, bu da parmağınızla çok rahat arayüzü kontrol edebildiğiniz anlamına geliyor. Yani dokunmatik ekranı için diğer cep bilgisayarları gibi kaleme ihtiyacınız yok. Bu yüzden, kalın parmaklarımız için kocaman bir ekranı ve özel cam ekranı var. Gerçekten çok sağlam olduğu ve anahtarla bile çizilemediği söylenenler arasında. iPhone’un görünüşü diğer Apple ürünleri gibi mükemmel. Apple’ın yıllardır tasarım ekibinin başı, endüstriyel tasarım dehası Jonathan Ive gene klasik tasarım konseptlerini mükemmel bir şekilde uygulamış. Yuvarlak kenarlar, sade bir arayüz, mükemmel renk geçişleri ile bir bütünlük sağlıyor. Önyüzünde sadece bir tuş var, bu da “ev” tuşu. Sizi nerede olusanız olun bastığınızda ana ekrana döndürüyor. Bu yıllardır Palm’larda da bulunmakta, ama sadece bu tuşun bulunması güzel bir dizayn özelliği. Ses yükseltme, alçaltma tuşlarının altında, telefonu direk titreşime alan bir düğme var, ki bence bütün telefonlarda olması gereken bir düğme. Telefon açma kapama, numara çevirme ve klavye tamamen ekran üzerinden yönetiliyor. iPhone’un özel kızılötesi sensörü sayesinde telefonu yüzünüze yaklaştırınca telefonun ekranı kapanıyor ve yanlışlıkla yüzünüzle telefondaki tuşlara basma sorunu yaşamıyorsunuz. Telefonun bütün özelliklerine ana sayfadaki (ya da ev ekranı) 16 tuşla erişiliyor. Fonksiyonlar birbirinden güzel ayrılmış ve işlevleri gayet net. Telefonu alan herkes çok çabuk telefonla neler yapabileceğini farkedebiliyor. Aslında iPhone ve aksesuarları hakkında anlatacak daha çok şey var ama zaten belki bu kadarı bile fazla. Ama arayüzdeki yenilikler, getirdiği bakış açısı ve animasyonlar olarak göze çok hitap eden bir ürün. Çok fazla eksiği olduğunu düşünenler olabilir, fakat iPhone yazılım güncellemeleriyle ilerde çok daha fazla özelliği barındıracağının sinyallerini bize veiyor. Bakalım ilerki günlerde diğer firmalar nasıl tepki gösterecek, hep beraber göreceğiz. Apple her ne olursa olsun, telefon dünyasını sonsuza kadar değiştirdi ve çıtayı çok çok yükseklere çekti. SMS Bildiğimiz tekst mesaj özelliği. Ama iPhone birisine attığımız mesajları bize sanki onunla bir konuşma yapıyormuş gibi alt alta koyuyor. Mac OS X’in iChat programı gibi ya da MSN Messenger gibi düşünebilirsiniz. Mesajlarınızı sanal klavyeyle yazıyorsunuz ve birisiyle daha önce yaptığınız mesajlaşmayı temizleyebiliyorsunuz. YouTube İster telefonun üzerindeki wi-fi kablosuz İnternet bağlantısıyla, ister EDGE ile GPRS üzerinden YouTube’un iPhone için özel olarak formatladığı videoları izleyebilirsiniz. EDGE üzerinden izlemesi çok zor. Yani sadece wi-fi bağlantısı olan bir yerde tavsiye ediliyor. Telefon Kontak bilgileri Outlook ve Mac OS X’in Mail programından otomatik olarak çekiliyor. Kontakları favori listenize ekleyebiliyorunuz ve hızlıca arayabiliyorsunuz. Dev telefon tuşlarıyla arama da yapabilirsiniz ama kontak’ların arasında gezmek çok daha eğlenceli. E-Posta Apple’ın çok övdüğü e-posta yazılımı çoğu yoğun mail kullanıcısı tarafından hiç beğenilmedi. Mesela Blackberry telefonlardaki kolaylıktan eser yok. Birçok e-postayı bir anda silmek, okundu işaretlemek gibi özellikler yok. Teker teker silip açmanız gerekiyor. E-posta’lar bilgisayarınızdaki gibi resimli olarak açılıyor fakat biraz bekleyerek. iPod Steve Jobs’un iPhone için dediklerinden birisi de “bugüne kadar yaptığımız en iyi iPod”. iPhone 4GB veya 8GB iki versiyonla geliyor, yani aslında bir iPod Nano. Sadece dev ekranı olduğu için dev ekranda harika bir video izleme keyfi yaşatıyor. Video izlerken ekranı yan tutuyorsunuz ve pil ömrü 2-3 film izlemeye yetecek kadar gidiyor! Safari Safari tarayıcısını telefona tam olarak gömen Apple, iPhone’da gerçekten bilgisayarınızdaki gibi bir sayfa gösterebiliyor ve ekrana bakmaya çalıştığınız sitenin tamamını sığdırıyor. Bir tekst okumak veya resme bakmak istediğinizde, üstüne parmağınızla çift tıklıyorsunuz ve o parçaya zoom yapıyor. Notlar El yazısı gibi bir yazı tipiyle istediğimiz kadar not girebiliyoruz. Windows Mobile telefonlardaki gibi ekrana birşeyler çizme ihtimalimiz yok. Fakat yeni bir not açacağımız zaman gördüğümüz sayfa çevirme efekti gerçekten çok şık. Kamera iPhone standard bir 2 megapixel telefon kamerasıyla geliyor. Flaşı ve zoom özelliği yok. Hatta bana sorarsanız fazla basitleştirilmiş. Sadece resim çekiyor. Video da çekemiyor. Çektiği resimler de sadece iyi ışık altında güzel çıkıyor. Apple’ın ilerde geliştirmesini beklediğimiz bir özelliği. Haritalar Google Maps ile harika bir entegrasyon. Aradığınız yeri haritada süper animasyonlarla işaretliyor, harika bir hızda gezmenizi sağlıyor. Yol bile tarif ediyor. Keşke bluetooth ile GPS alıcılara da bağlanabilseydi dedirtiyor sadece. Bazı şehirler için anlık trafik bilgilerini de gösterebiliyor. Böylece en hızlı rotayı seçebiliyorsunuz. Resimler Seçtiğiniz klasörleri albüm albüm listeliyor. Bir sonraki resme geçmek için parmağınızla resmi sağa iter gibi ekranda sağa itiyorsunuz. Çok güzel bir animasyonla diğer resme geçiyor. Yakınlaşmak mı istiyorsunuz? İki parmağınızı resmin üzerine koyup açıyorsunuz. Yakınlaşmak içinse “cimcik” hareketi dediğimiz parmakları yakınlaştırma var.

Temmuz 19, 2007. Bilim ve Teknoloji. Yorum yapın.

Efsane yine yollarda

9.07.2007, 09:55

Avrupa’daki küçük otomobilin öncülerinden İtalyan Fiat’ın 500 modeli, yepyeni yüzüyle yollara çıktı. Polonya fabrikasında üretilen minik otomobilin dünya lansmanı 7 bin kişinin katılımıyla 4-6 Temmuz tarihlerinde İtalya’nın Torino kentinde gerçekleştirildi. Fiat’ın en küçük modeli olan 500′ün uzunluğu 3,55, genişliği 1,65, yüksekliği ise 1,5 metre.


ZAMAN-Sportif ve dinamik dış çizgileri ile dikkat çeken ve yılda 120 bin adet üretilecek 3 kapılı aracın iç hacminin tasarımına da özen gösterildi. Dinamik ve sportif İtalyan stili ile ergonominin bütünleştiği iç tasarımda, kullanılan renkler ve malzemenin kalitesi göze çarpıyor. Kullanılan açık renkli direksiyon simidi ve kontrol panelinin yanı sıra büyük ve yuvarlak tek gösterge, Fiat 500 tutkunlarını memnun edecek. 12 ayrı renk seçeneğine sahip Fiat 500′ün uzunluğu 3,55, genişliği 1,65 metre, yüksekliği 1,5 metre. 1.3 16 V 75 Bg Multijet, 1.4 16 V 100Bg ve 1.2 8 V 69 Bg benzinli versiyonları bulunan otomobil, 185 litrelik bagaj ve 35 litrelik benzin deposuna sahip. Gerek şehir içi kullanımda gerekse şehirlerarası yolculuklarda düşük yakıt tüketimi ve yüksek performans sağlayan otomobilin 1.3 Multijet 75 Bg dizel motoru 111 gramlık karbon gazı salınımı ile en düşük CO2 emisyonuna sahip araç olarak göze çarpıyor. Standart donanımlarında 7 adet hava yastığı bulunan Fiat 500′ün aktif ve pasif güvenlik alanında sunduğu donanımlar da dikkat çekiyor. Sürücü diz hava yastıkları kompakt otomobiller arasında ilk defa standart olarak yer alıyor. ABS ve EBD de (elektronik fren güç dağılımı), çift aşamalı açılabilen sürücü ve yolcu ön hava yastıkları, FPS (yangın önleme sistemi), aktif gergili ön emniyet kemerleri ve 3 noktalı arka emniyet kemerleri standart donanımlar arasında. Üst sınıf otomobillerde sunulan elektronik stabilite programı (ESP), motor fren torku düzenleyici (MSR), patinaj önleme sistemi (ASR) ve yokuşlarda otomobilin geriye kaymasını önleyen Hillholder güvenlik paketi içinde yer alıyor. Araçtaki ‘Blue&Me®’ sistemi de; kullanım esnasında kolay ve güvenli bir şekilde telefon etmeye, gelen çağrılara cevap vermeye, mesajların sistem sesli okunmasına ve müzik dinlemeye imkan veriyor.

Temmuz 19, 2007. Bilim ve Teknoloji. Yorum yapın.

Mars robotuna toz fırtınası engeli

08.07.2007, 20:08

Mars’a, Ocak 2004’te sadece 90 günlüğüne gönderilen, ancak hala görevini sürdüren ikiz robotlardan Opportunity’nin, çok önemli görülen krater keşif görevi dev toz fırtınası nedeniyle ertelenmek zorunda kaldı.


AA – NASA’dan yapılan açıklamada, robotun hayatta kalabilmesi için güneş enerjisine bağımlı olması ve toz fırtınasının güneşi engellemesinden ötürü Opportunity’nin yüzey operasyonunun önemli biçimde etkilendiği belirtildi.

NASA’nın Mars Keşif Robot proje sorumlusu John Callas, Opportunity’yi Victoria Krateri’ne indirmek için sabırsızlandıklarını, ancak bunun en erken 13 Temmuz’dan önce olası görünmediğini söyledi.

Robotun şimdiye dek karşılaştığı bu en ciddi toz fırtınasının en az bir hafta daha devam etmesini bekleyen bilim insanları, dev toz fırtınasının Opportunity’nin ikizi Spirit’in bulunduğu, gezegenin aksi yönündeki Gusev Krateri’nde de atmosferde hareketliliğe neden olduğunu, ancak buradaki toz seviyesinin çok daha düşük olduğunu belirttiler.

Temmuz 19, 2007. Bilim ve Teknoloji. Yorum yapın.

Sonraki Sayfa »